AİHM'deki Demirtaş davası | “Bu davanın konusu yargı aracılığı ile muhalefetin susturulması ve cezalandırılmasıdır”

Halkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın tutukluluğuyla ilgili dava, Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’de görülmeye başlandı. 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire duruşmada hem Türkiye hükümetini hem de Demirtaş’ı temsil eden avukatları dinleyecek.

Demirtaş davası AİHM Büyük Daire’de

Mahkeme ayrıca davaya müdahil olarak katılan Avrupa İnsan Hakları Komiserliği gibi kurumların görüşünü de üçüncü taraf olarak alacak. Yargıçların kararını daha ileriki bir tarihte açıklaması bekleniyor.

Duruşmada, Demirtaş’ı; Prof. Dr. Başak Çalı, Dr. Kerem Altıparmak, Mahsuni Karaman, Benan Molu, Ramazan Demir ve Aygül Demirtaş temsil ediyor. Türkiye hükümetini ise Alman avukat Stefan Talmon temsil ediyor.

Demirtaş’ın avukatlarından açıklama: Kanunlar açık, Demirtaş bekletilmeden tahliye edilmeli

Büyük Dairede görülen duruşmayı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş ile HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de takip ediyor.

Duruşmada söz alan Demirtaş’ın avukatları, görülmekte olan davasının konusunun Türkiye’de yargı aracılığıyla muhalefetin susturulması ve cezalandırılması olduğunu kaydetti. Avukatlar sözlerine şu şekilde devam etti:

“Demirtaş, mesleği itibarıyla insan hakları avukatıdır. Ancak bugün kendisi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu dava yalnızca Demirtaş’ın özgürlüğünden yoksun bırakılmasından ibaret değildir. Aynı zamanda Türkiye’de muhalefeti susturmak ve cezalandırmak için yargının kullanılmasının AİHM tarafından nasıl tespit edileceği ve yanıtlanacağı davasıdır. Bu davanın özünde, Demirtaş’ın siyasi amaçlarla özgürlüğünden yoksun bırakıldığı ve yargının da bu amaca hizmet ettiği gerçeği yer almaktadır.

Avrupa’nın en yüksek seçim barajı Türkiye’dedir. 2015 yılından önce Kürt sorununun demokratik çözümünü gündemine almış hiçbir parti bu barajı aşamamıştır. Demirtaş’ın da eş başkanı olduğu HDP ise bunu başarmıştır. Demirtaş ve partisinin yürüttüğü siyaset kapsayıcı, demokratik, hak temelli olmuş ve Kürt sorununun barışçıl çözümünü güçlü bir şekilde savunmuştur.

İlginizi Çekebilir;  Yargıtay’dan tazminatsız kovulan işçi ile ilgili emsal karar

HDP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde oyların yüzde 13,1’ini alarak yüzde 10’luk seçim barajını aşmış ve TBMM’de 80 sandalye kazanarak ülkedeki en büyük ikinci muhalefet partisi olmuştur. HDP’nin 7 Haziran 2015 tarihindeki seçim başarısı başarısı sonucu AKP, iktidarda olduğu 13 yıldan sonra ilk kez Mecliste tek başına hükümet kurma sayısına ulaşamamıştır.

7 Haziran 2015 seçiminin ardından iki önemli olay gerçekleşmiştir. Türkiye’deki demokratik tartışma ortamını yükselten barış görüşmeleri çökmüş ve Erdoğan HDP’yi, özellikle de Demirtaş’ı doğrudan ve açıkça “terörist” olarak hedef göstermeye başlamıştır. Erdoğan’ın 28 Temmuz 2015 tarihindeki konuşmasının hemen ardından Demirtaş hakkında altı soruşturma başlatılmıştır. Burada dikkati çekici nokta, Demirtaş’ın konuşmaları ile soruşturma tarihleri arasındaki büyük tutarsızlıktır. 2 Ocak 2016 tarihli konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir talepte bulunmuştur. Bu talep üzerine, üç aydan kısa bir süre içinde Demirtaş hakkında 10 farklı şehirde fezlekeler hazırlanmıştır.”

Grafik: Demirtaş’ın Savunması Twitter hesabı

Ayrıntılar geliyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.