Güz resitali başladı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Doğu Karadeniz her daim güzel olsa da hiç kuşku yok ki en renkli olduğu mevsim sonbahar. Bulutların üzerindeki görkemli dağ zirveleriyle, yükseklerine kar beyazının düştüğü rengârenk ormanlarıyla doğanın dönüşümünü yemekten yaşam şekline kadar her yerde izleyebiliyorsunuz. İşte bu değişime tanıklık edebileceğiniz noktalar…

Güz çiğdemlerinin (huzmancuk) ‘var git’ dediği zaman
Doğu Karadeniz’de çiçekle bezenmiş yaylaların ilkbahara özgü bir görüntü olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Şu anda da tüm yaylalar çiçeğe bürünmüş durumda. Güz çiğdemi… Üstelik işin ilginç yanı yaylacıların ‘iletişim halinde olduğu’ ender çiçeklerden bu. Çünkü o yaylalarda göçün habercisi aynı zamanda. Bu çiğdemler en yüksek kotta, yani 2.300-2.800 metre arasında sarı, 2.300-1.500 metre arasında beyaz ve daha alt sınırlarda da mor açıyor. Bu çiçekler yüzyıllardır yaylacılara aynı şeyi söylüyor: “Beni gördün, kış geliyor, artık yükseklerden inmelisin.”

Güz resitali başladı

Yüzyıllardır değişmeyen duygu: Yayladan göçün hüznü
Sonbaharda Doğu Karadeniz’de sadece doğa dönüşüm geçirmiyor, onunla birlikte insanların hayatı da yeniden değişiyor. Bunun coğrafyadaki adı, doğaya uyumlu yaşam. İlkbaharda yaylaya kavuşmanın neşesiyle yaşanan göç, sonbaharda yayladan ve yükseklerden ayrılmanın hüznünü barındırıyor. Çocukluğu böyle geçmiş biri olarak yaylalarla vedalaşmanın gözlere dolan birkaç damla yaşla başladığını söylemem lazım. Yaylada elde edilen katıklar ‘kadin’ denilen ahşap kaplara doldurulur ve kışın kullanmak üzere köye indirilir. Yükseklerin yöre halkı için anlamını kavramanın yolu, bu göçe tanıklık etmekten geçer.

Sonbaharın sanata dönüştüğü yer: Şavşat
Eğer fotoğrafa meraklıysanız ve birbirinden güzel sonbahar fotoğrafları çekmek istiyorsanız gitmeniz gereken yer Şavşat. Fotoğraf açısından sonbaharın bir başka etkileyici noktası da Çat Vadisi-Elevit Yaylası arası. Burada da Palovit Vadisi’nden Amlakit Yaylası’na doğru giderken sağlı sollu tüm bir vadi, rengârenk bir görünüme bürünüyor.

Burada göreceklerinize iyi bakın, hepsi sadece buraya özgü
UNESCO tarafından Türkiye’de biyosfer rezerv alanı olarak ilan edilen tek yer olan Artvin’in Borçka ilçesindeki Macahel (Camili Havzası), doğal yaşlı ormanları, endemik bitkileri, kültürü ve doğal güzellikleriyle bu unvanı hak eden bir yer. Camili, Düzenli, Efeler, Kayalar, Maral ve Uğur köylerini bünyesinde barındıran ve 25 bin 395 hektardan oluşan Macahel’de, 23’ü endemik 990 bitki türü mevcut. Gizli kalmış ekolojik ve kültürel bir hazine olan Camili Havzası’nda insan etkisine maruz kalmamış yeşil vadiler, yüksek alpin çayırlar var. Bölgenin gölleri ve yaşlı ormanlarının yanı sıra saf Kafkas ırkı arı, boz ayı, çengel boynuzlu dağkeçisi, dağhorozu ve yırtıcı göçmen kuşları da gözlemlemek mümkün.

Güz resitali başladı

Kokulu üzümden yapılan ‘pepeçura’nın tam zamanı
Mevsimle birlikte her şeyin değiştiği Doğu Karadeniz’de bazı tatlara sadece sonbaharda ulaşabilirsiniz. Örneğin bal hasadının yeni yeni tamamlandığı coğrafyaya özgü balların en güzellerini bugünlerde bulabilirsiniz. Bununla birlikte yöreye özgü bir tat olan isabella üzümünün tadıyla tanışmanın da tam zamanı. Bu kokulu siyah üzümden yapılan ‘pepeçura’yı (Laz muhallebisi) tatmak için rotanızı köylere çevirmeniz yeterli. Fındıklı, Arhavi, Pazar, Ardeşen’in Laz köylerinde mutlaka ikram edeceklerdir. Siyah üzümün suyunu da Çinçiva Köyü’ndeki Zua Kafe’de içebilirsiniz. Yine bölgedeki reçellerin en güzelleri bugünlerde yapılıyor. Palakçur, Kaşvaç, Kavrun gibi yaylalarda yabanmersini reçelinin en güzellerini tadabilirsiniz. Bu reçellerden almak isteyenler Ufuk Pansiyon’dan temin edebilir. Balkabağı, kestane kabağı, kestane ve incir de mevsimin gözde yiyecekleri. Bu ürünlerden yapılan en güzel muhallebileri de Fındıklı Noğa Kafe’de tadabilirsiniz.

Yükseklere çıkmak zorlaşsa da bulutlar sizi çağırıyor
Doğu Karadeniz birbirinden etkileyici ve her biri farklı güzellikler sunan birçok rotaya sahip… Mevsimle birlikte bu rotaların birçoğunun zorluk derecesi artmış olsa da sonbaharda sizi yükseklere çıkaracak en güzel yol Avusor Yaylası rotası olacaktır. Avusor’a gidip oradan Büyük Göl’e yürümek, dönüşte Huser Yaylası’na uğrayıp bulut denizinin üstünden Kaçkarlar’ı seyretmek bu yürüyüş güzergâhının olmazsa olmazları.

Güz resitali başladı

izmir escort

izmir escort

antalya escort

escort izmir

bursa escort

porno izle

türk porno

escort antalya

apkdownloadx.com

izmir escort

eskişehir escort

takipçi satın al

instagram takipçi satın al

tiktok takipçi satın al

tiktok beğeni satın al

gramtakipci.com.tr

smm panel

oyun forumu

antalya escort

istanbul escort

izmit escort

porno

escort beşiktaş

escort avcılar

porno izle

porno izle

porno izle

porno izle

porno izle

istanbul escort

porno izle

izmir escort

porno izle

istanbul escorts