İşte Türk futbolunun acı gerçeği

Murat Fevzi TANIRLI – ‘Süper Lig’de futbol adına en keyif aldığınız 90 dakika hangisiydi?’ sorusuna pek çok futbolseverin ilk cevabı Beşiktaş-Trabzon olacaktır. Sezona renk katan ve alkışı hak eden sürpriz takım konusunda da pek çok futbolsever Hatay isminde birleşecektir. Peki Süper Lig’de futbol keyfi adına bahsi geçen ilk 3 takımdan Trabzon ile Hatay arasındaki maç, nasıl oldu da sevgili Uğur Meleke’nin deyişiyle Türk tipi faul şölenine dönüştü? Maç esnasında sosyal medyada neden “Yeter artık faul, faul, faul!” isyanı çığ gibi büyüdü?

RAKAMLAR AKIL ALMAZ!

CİES Football Observatory’nun InStat iş birliğiyle maçların akışkanlığına dair analizinde ilgi çekici sonuçlar mevcut. 30 lig, 5 ikinci lig, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi dahil olmak üzere 37 ligin 2019 Temmuz ile 2021 Mart arasındaki verileri incelenmiş (Süper Lig’de 581 maç). Maç başına faul ortalamasında feci değiliz aslında. Premier Lig’in 21,5 faul ile en az olduğu listede, 26,8 faulle 17. sıradayız. Yani 20 lig bizden beter. Lakin asıl skandal sonuç şimdi karşınıza geliyor. Bir faul sonrasında oyunu en geç başlatan, Süper Lig! Her faulden 35,1 saniye sonra topu oyuna sokuyoruz.

· Süper Lig’de topun oyunda kalma ortalaması 54 dakika 40 saniye ve faul ortalaması 26,8.

· En çok faul yapılan maçlar, topun oyunda en az kaldığı maçlar olmuş mu? Hayır… Sadece Erzurum-Ankaragücü (43 faul), Sivas-Erzurum (38 faul) maçları topun oyunda en az süre kaldığı ilk 10’a girmiş.

· En çok faul (44) yapılan maçlar Beşiktaş-Antalyaspor (54 dakika 31 saniye) ve Rizespor-Denizlispor (52 dakika 32 saniye). Bunca faule rağmen topun oyunda kalma süresi, lig ortalamasında… En az faul (11) yapılan Gaziantep-Başakşehir’de bile topun oyunda kalma süresi 52 dakika 54 saniye.

İlginizi Çekebilir;   Evliya Çelebi'nin ‘Ruhaniyetli Şehir’ dediği adres: Bursa

· Topun oyunda en çok kaldığı ilk 10 maçta faul sayısı 19 ile 25 arasında (Rize-Kayseri hariç).

· Zirve Başakşehir-Beşiktaş maçının: 68 dakika 32 saniye ve faul sayısı 23.

· Ligde 60 dakikanın üzerinde topun oyunda kaldığı 35 maç var. Bunlar arasında 30’un üzerinde faul olan sadece bir maç var: Alanya-Antalya (61 dakika 34 saniye ve 31 faul).

YENi MALATYA-GAZiANTEP MAÇINDA TOP SADECE 39 DAKiKA OYUNDAYDI

· Topun oyunda en az kaldığı maç: 31. hafta Yeni Malatya-Gaziantep (39 dakika 17 saniye). Bu maçtaki faul sayısı sadece 25. En kötü süreye sahip ilk 10 listesinde 30’un üzerinde faul olan sadece 3 maç var. Diğerlerinde hem faul sayısı hem de topun oyunda kaldığı süre az! Ankaragücü ve Yeni Malatya dikkat çekiyor. ‘Faul sayısı/topun oyunda kalma süresi’ orantısı tezat veriler de içerebiliyor. En çok faul (44) yapılan Beşiktaş-Antalya maçında topun oyunda kalma süresi, 90 dakikada 11 faulün yapıldığı Gaziantep-Başakşehir’den 2 dakika fazla! Yine 44 faul yapılan Rize-Denizli maçı da Gaziantep-Başakşehir’den sadece 22 saniye az.

AVRUPA’DA EN UZUN SÜRELi MAÇLAR TÜRKiYE SÜPER LiGi’NDE!

En çok uzatma süresi (ilk yarı ve 2. yarı toplamı) yine bizde: Ortalama 9 dakika! İlginç sonuçlarından biri de topun oyunda kalma süresiyle hakemin uzatma süresi arasında bir ilişki kurulamadığının belirtilmesi. Bu nedenle de ülkenin genel futbol kültürü diyerek pas geçmişler. İşte bu cümle tam da bizi anlatıyor! Çünkü Türkiye kültüründe:

· Futbolcular enerjilerinin çoğunu oyun için değil, hakemi etkileyip lehine faul, penaltı, rakibe kart çıkarttırma zihniyetinde harcıyor. En ufak temasta taklalar, yüzüne değmediği halde kıvranmalar, sürekli itirazlar…

· Arka arkaya koşan oyuncular, rakibinden en ufak temas hisseder hissetmez kendini yere bırakıp alakasız faul yaratıyor.

İlginizi Çekebilir;  GÜNDEM ÖZETİ / 19 Mart 2022

· Hava toplarında sıçramayan oyuncu avantaj sağlıyor, böylece bedava faul kazanıyor. Çünkü yükselme gayretinde olan oyuncudan doğal olarak ufak da olsa bir temas geliyor.

BU EMEK HIRSIZLIĞINI SADECE HAKEMLER DURDURAMAZ

“Hakemler de bir zahmet çözsün bunları” diyebilirsiniz haklı olarak. Lakin hakemlerin bu art niyeti çözmesi zor ve zaten “Başıma iş gelmesin, tepki çekmeyeyim” zihniyetiyle hemen düdüğü çalıyor. Bu ürkek yaklaşım da oyunu sık durdurma hastalığına yol açıyor. Böylece her basit veya alakasız faulde maçtan en az 35,1 saniye daha gidiyor! Hakem, bu emek hırsızlığını önleyebilir mi? Tecrübesi arttıkça, geliştikçe daha iyi kararlar gelir ama tek taraflı çözüm olmaz. Teknik adamından oyuncusuna kadar oyun ahlakı ve futbol oynama kültürünün yaptırımlarla yeniden inşası şart. Aksi halde sevdamızı ömür törpüsüne çeviren hengame ortaya çıkıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.